Vergi Dairesi Adresi

Evergi.comVergi daireleri adres, telefon bilgileri.

Vergi Dairesi Ara

Bitcoinde Vergi

Kripto para ve madenciliği ne manaya geliyor?

Kripto paradan bahsedebilmek için önce “blockchain” olarak adlandırılan blok zinciri teknolojisinden biraz söz etmek gerekiyor. Blok zinciri denilen teknoloji, en kolay manasıyla dijital verilerin ağ kullanıcıları arasında paylaşılmasını imkanlı kılan, geçmiş teknolojilerden değişik olarak kullanıcı şifresinin yanında matematiksel bir problemin cevap vermesi ve diğer kullanıcıların da erişilen yanıt üzerinde uzlaşma sağlamasıyla oluşturulmuş blok üzerinden data paylaşılmasına imkan veren bir sistem. Bu istikametiyle aslında kullanımı sadece kripto paralarla hudutlu değil ve değişik şekillerde kullanımı gittikçe yaygınlaşıyor. Örnek verecek olursak blok zinciri teknolojisini kullanarak siber güvenlik, sigortacılık, finansal hizmetler alanlarında pek çok projeye imzalar atıldı.Ayrıca nesnelerin interneti denilen teknolojide de oldukça kullanılacağa benziyor. Nesnelerin interneti sayesinde "blockchain" daha fazla hayatımıza girmiş olacak.

Peki nedir bu coin  , Kripto parayı ; ağ üzerinde yürütülen problem çözme çalışmasının bir neticesi olarak blok oluşturulduğunda sistem tarafından bloğu oluşturana verilen dijital ödül olarak tanımlayabiliriz. Bu işleme “mining” (madencilik) isimi veriliyor.

Sözgelimi Bitcoin’i ele aldığımızda, Bitcoin ilk ortaya çıktığında bu ödül blok başına 50 Bitcoin olarak verilirken giderek önce 25 Bitcoin’e düşürüldü, mevcut vaziyette ise 12,5 Bitcoin olarak dağıtılmaktadır. Ödül meblağları sistemin tasarımından kaynaklı olarak belirli bir blok sayısına erişildiğinde düşüyor, 2-3 sene içerisinde 6,25 Bitcoin’e düşmesi bekleniyor. Sistem bu şekilde 21.000.000 adet Bitcoin’i ödül olarak dağıttıktan sonra ödül verme işlemini bitirecek. Tabii diğer kripto paralardaki ödül verme işlemi ve kripto para hududu Bitcoin’de olduğu gibi olmayabilir, çünkü sonsuz sayıda ödül verecek şekilde tasarlanmış sistemler mevcut. Örneğin Ripple, her coin miktarı algoritması yazıldığında belirleniyor. Sınırsız sayıda basılabilecek coinler de var. Ancak şunu belirtmekte yarar var, bahsi geçen problemin çözümü basit matematiksel hesaplamalardan ziyade, insan tarafından analiz etmesi olası olmayan oldukça karmaşık bir yapıya sahip ve her ilave eden blokla birlikte zorluk derecesi de oranla artıyor. Bu nedenle madencilik de bir gün son bulacak.

Madencilik faaliyetini yürütenler problem çözme işini yüksek işlem gücüne sahip donanım kullanarak yerine getiriyorlar. Ancak, madencilerin yaptıkları tek işlem bloğu oluşturup ödül almak değil, bu arada havuzda toplanan transfer taleplerini de bloğu oluşturduklarında gerçekleştiriyor ve bu yaptıkları işlemlerden de hizmet bedeli alabiliyorlar. Bitcoin sahipleri cüzdanlarında (wallet) tuttukları Bitcoin’leri, başka bir cüzdana transfer etmek istediklerinde bu işlemin yapılabilmesi için blok açılmasını bekliyorlar. Bir bloğun boyutu hudutlu olduğundan yapılabilecek işlemler de buna göre sınırlanıyor. Ancak incelendiğinde takriben 3.000 işlemin bir bloğa sığdırılabildiği görülüyor. Bitcoin sahiplerinin transfer için gözden çıkardıkları meblağlar ise farklık gösterebiliyor (mevcut vaziyette genelde kullanıcıların 0 – 16 $’a eş değer ödeme yaptığı görülüyor). Burada bir ekleme yapalım, transfer işlemleri için ödeme yapmak zaruri değil, ihtiyari. Ancak bir ödemeyi göze almazsanız madenciler ödeme yapanların işlemlerini öne aldıkları için bekleme süreniz artıyor.

Madencilik faaliyeti de çözülecek problemin gittikçe karmaşıklaşması hasebiyle ciddi donanım yatırımı gerektiren bir hal almış, zorlaşan süreçler madencilerin daha hızlı çözüm üretebilmek için kendi aralarında güç birliğine gitmeye başlamalarına (“pool” sistemi) veya daha iyi donanıma ihtiyaç duyan madencilerin yatırımcı bularak ele geçirdikleri ödülden ve transfer hasebiyle ele geçirdikleri kazançlardan kar hissesi dağıtmaya başlamalarına (“cloud mining” sistemi) kapı aralamıştır.

Madencilerin sanki bir banka gibi gerçekleştirdikleri transferler için aldıkları ödemelerle alakalı bir mesele yok, ödemeler gerçek bir işlemin neticesi. Ama aynı şeyi ödül meblağı için söylemek güç. “Bu kripto parayı kim ödüyor” şeklinde sorduğunuzda aldığınız yanıt biraz felsefi. Zira yukarıda da söz ettiğimiz gibi bu ödül matematiksel bir problemin çözümü ve bu çözümün doğruluğuna ait bir mutabakata dayanıyor. Başka bir deyişle ödül bir konsensüsün neticeninde veriliyor ve dolayısıyla ödülü veren de sistemin parçası olan tüm kullanıcılar.

Bitcoin Nasıl alınıp satılıyor?

Kripto para borsası olarak tanımlanan bazı çevrimiçi platformlar alım ve satım işlemlerine aracılık ediyorlar. Bunlara market de deniliyor. Türkiye merkezli olanlar da var yurt dışı merkezli olanlar da. Her market kendi portföyüne göre coin satış rakamını belirliyor. Satın alma işlemini banka hesabınızdan para transferi yaparak veya banka/kredi kartıyla paranızı bu platformlara transfer ederek buradaki hesabınızdan alış ve satış için işlem buyruğu verebiliyorsunuz. Türkiye'de bulunan marketlerden coin satın aldıktan sonra yurt dışındaki marketlere coin yollayarak trade yapabilirsiniz. Tabii, yaptığınız işlemler için her platform belirlediği oranda komisyon alıyor. Günümüzde ilave eden yeni bir teknoloji ile de yanınızda taşıyabildiğiniz, bu iş için tasarlanmış harici bir diske de kripto paraların nakledilmesi olası hale geldi. Cüzdan işlevi gören bu aletle da çevrimdışı olarak kripto para almak olası, çünkü bir takım ülkelerde cadde üzerinde Bitcoin satışı yapan dükkanların açıldığı biliniyor. 

Mevcut vaziyette bitcoin vergisi nasıl?

Mevcut vaziyeti hem alıp satanlar, hem çevrimiçi platformlar hem de madenciler açısından ayrı ayrı değerlendirmekte fayda olduğunu düşünülmektedir:

Kripto para alıp satanlar

Mevcut vaziyette bu kişiler kripto paraları tıpkı döviz cinsinden bir para birimi olarak gördüklerinden alış ve satış arasında olan pozitif farkların verginin konusuna girmediğini düşünüyorlar. Aynı şekilde, katma değer vergisi istikametinden de paraların tesliminin KATMA DEĞER VERGİSİ’den kural dışı olduğu tabiidir. Burada İdarelerin yaklaşımı ve legal tertip etmeler belirleyici olacaktır.

Çevrimiçi platformlar

Bir internet sitesi şeklinde kurulan çevrimiçi platformların zati hali hazırda iş yeri oluşturduğu, ticari kazancın bütün unsurlarını taşıdıkları söylenebilir. Yapılan işlemler üzerinden ele geçirdikleri komisyon gelirleri vergiye konu edilmelidir. Ayrı olarak bu aracılık işlemlerinin katma değer vergisinin konusuna da girdiği tabiidir. Dolayısıyla komisyon meblağları üzerinden KATMA DEĞER VERGİSİ hesaplanması gerekeceği düşünülmektedir.

Madenciler

Evvela madencilerin ele geçirdikleri gelirin hangi gelir unsuru altında değerlendirilmesi gerekeceğini belirlemekte yarar var. Her ne kadar yapılan işin serbest meslek faaliyeti olduğuna ait bir görüş mevcutsa da bilindiği gibi serbest meslek faaliyeti, anaparadan ziyade kişisel mesaiye, ilmi veya mesleksel bilgiye veya ihtisasa dayanmalıdır. Ancak madencilik, yukarıdaki izahlarımız da göz önünde bulundurulduğunda kişisel mesai, ilmi veya mesleksel bilgiye değil, ancak kuvvetli bir işlem gücüne sahip donanıma (bilgisayara) ihtiyaç duyulan bir faaliyet. Bu istikametiyle de şahsi mesai, ilmi veya mesleki bilgiden ziyade emek ve anaparanın tesirinin, yapılan iş üzerinde daha ağırlıklı olduğu değerlendirilmelidir. Dolayısıyla madencilerin, mevcut vaziyette da ticari kazanç ele geçirdikleri ve Gelir Vergisi Yasası’nın ticari kazanç kararlarına göre vergilendirilmeleri gerektiği düşüncesi ağır basıyor.

Madencilerin yaptıkları iki farklı işlemden söz etmiştik. İşlemlerden biri havuzda bekleyen transferleri gerçekleştirmek, ötekisi ise ödül meblağı olan kripto parayı ele geçirmek. Dolayısıyla her ilave eden blok için, ilave etmeyi yapan madenciler hem ödülü hem de işlem için kullanıcıların gözden çıkardıkları meblağları mesela Bitcoin cinsinden sistemden çekerek kendi cüzdanlarına aldıklarını düşünelim (burada “ödül” kelimesi veraset ve intikal vergisini çağrıştırsa da bahsi geçen şekilde bir intikalin “ivazsız” olduğunu öne sürmek olası görünmüyor), böyle bir vaziyette cüzdana alınan bu meblağın gelir olarak nitelendirilmesi gerekeceği tabiidir. Dolayısıyla, aslında madenciler mevcut vaziyette kripto paraların ne olarak nitelendirileceğine bakılmaksızın vergiye tabi bir gelir ele geçiriyorlar.

Katma değer vergisi itibariyle baktığımızda da hem alınan ödülün, hem de gerçekleştirilen transfer işlemleri için alınan hizmet bedellerinin bir hizmetin ifası karşılığı olduğu açık. Bu istikametiyle katma değer vergisinin konusuna girdiğini söylemek olası, ancak “hizmeti kim, nerede alıyor” suallerinin yanıtı oldukça karmaşık. Hizmetin ifa edilmesini imkanlı kılan donanımın Türkiye’de bulunmasının katma değer vergisi açısından yeterli bir öğe olacağı düşünülebilir. Ancak KATMA DEĞER VERGİSİ istikametinden mesele teşkil eden diğer konu da yukarıda söz ettiğimiz gibi ilave eden bir blok ile 3.000 transfer işlemi yapılabiliyor. Madencilerin ilave ettikleri bir blokla yaptıkları 3.000 işlem için her bir kullanıcıdan işlem bedeli aldıklarını düşünelim; tek tek fatura kesmelerinin mümkün olmadığı, transfer işlemini gerçekleştirdikleri kullanıcıların kimliklerini bilmedikleri, hangilerinin Türkiye’de yerleşik olduğu hangilerinin olmadığı ile ilgili bile bilgi sahibi olmadıkları ve bunlara ek olarak alınan ödülün kimin tarafından nerede verildiği sualinin cevabı “herkes tarafından, her yerde verildi” şeklinde olması gibi nedenlerle her bir blokla beraber lehe kalan toplam kripto para değeri üzerinden iç yüzdeyle hesaplanacak bir KATMA DEĞER VERGİSİ meblağının vergi dairesine beyan edilerek ödenmesi gerekeceği öne sürülebilir; ancak burada doküman ve kayıt düzeninin nasıl olacağı konusu idarece belirlenmelidir.

-Madencilikte havuz sistemi ve “Cloud Mining”

Madencilerin bir araya gelerek problemi çözmek için birlikte çalışabildiklerine değinmiştik. Havuz sistemi şeklinde örgütlü olan bu yapıda da madenciler, problemi parça parça ele alarak ortaklaşa bir şekilde çözüme erişiyorlar ve işlemden ele geçirilen gelir de işleme katılan madenciler arasında hisse ediliyor. Böyle bir vaziyette ortada adi ortaklık benzeri bir yapının olduğu anlaşılmaktadır. Madencilerin aldıkları pay nispetinde gelir (ticari kazanç) ele geçirdikleri aşikârdır.

Yalnızca anaparası ile madencilere finansman sağlayan, ancak organizasyona katılmayan kimselerin olabildiğinden de söz etmiştik. Bu kişilerin ise alacakları kar payları üzerinden Gelir Vergisi Yasayı’nun menkul anapara iratlarına ilişkin kararlarına göre vergilendirilmeleri gerekeceği düşünülmektedir. “Cloud Mining” isimi verilen bu sistemde, yatırım yapılan şirketlerin ülke dışında bulunduğu görülmektedir. Ancak yatırım yapılan şirketin ülke dışında bulunması, buradan ele geçirilen gelirin Türkiye’de vergilendirilmeyeceği anlamına gelmiyor. Türkiye’de yerleşik kişilerin Türkiye’de ve Türkiye dışında ele geçirdikleri gelirlerden, Türkiye’de vergi ödemeye mecbur olduklarını belirtmekte fayda var. Bu manada, ele geçirilen gelirin 2017 yılında toplam 1.600 TL’yi (2018 yılında 1.800 TL) aşması vaziyetinde beyanının gerekeceğini belirtmekte fayda var.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Yasayı’nda menkul değerler; para, çek, poliçe ve bono hariç olmak üzere paylar, pay benzeri diğer değerler mevzubahis paylara ilişkin depo sertifikaları ile borçlanma araçları veya menkul değerleştirilmiş varlık ve gelirlere dayalı borçlanma araçları ile söz konusu değerlere ilişkin depo sertifikaları olarak tanımlanmıştır.

Sermaye Piyasası Heyeti’nun Bitcoin’in menkul değer olarak değerlendirilmesi fikrine negatif yaklaştığı, menkul kıymet olabilmesi için gerçek bir ürüne dayanması gerektiğini belirttiği biliniyor. Düşük olasılık de olsa üç otoritenin kripto paraların menkul kıymet olduğuna ilişkin bir tanımla ortaya çıkması halinde “yukarıdaki vaziyette rastgele bir farklık olur mu” suali ehemmiyet arz ediyor. 

Madencilerin yukarıda belirttiğimiz yükümlülükleri, ele geçirilen ödülün veya işlem bedelinin karşılığının para olarak veya menkul değer olarak ödenmesi noktasında rastgele bir farklılık arz etmeyecektir. Ancak hizmetin karşılığı olarak ele geçirdikleri kripto paraları elden çıkarmaları vaziyetinde da ele geçirilme ve elden çıkarma arasında pozitif bir değer farkının oluşması halinde değer artış kazancının da hesaplanacağı ve vergiye konu edileceği tabiidir.

Yaptığı aracılık işlemleri üzerinden komisyon almakta olan kripto para borsalarının, Bitcoin’in para veya menkul değer olarak nitelendirilmesi neticeninde ele geçirdiği gelirin vergilendirilmesi noktasında rastgele bir farklık olmayacaktır. Ancak bu platformlara stopaj ve/veya vergi dairesine sunulmak üzere belirli formlarda raporlar gibi ek vergisel yükümlülükler de yüklenebilir.

Ajanslara mesajlan medya bülteninde yer alan bir ifadenin bütün haber sitelerinde aynı şekilde kullanıldığını görüyoruz; böyle bir vaziyette olan değer artış kazancında 11.000 TL’nin kural dışı olacağına konusunda bir ifade mevcut. Ancak, Gelir Vergisi Yasası’nın mükerrer 80. maddesine göre değer artış kazançları için ön görülen bu istisnanın uygulanmasında, “menkul değer ve diğer anapara piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç” denilmektedir. Başka bir deyişle aslında rastgele bir ek legal tertip etme yapılmazsa ve kripto paralar “menkul değer” olarak nitelendirilirse aradaki pozitif farkın istisnaya konu edilmeksizin gelir vergisi beyannamesi aracılığıyla beyan edilmesi gerekeceği düşünülmektedir (Gelir Vergisi Yasayı’nda tertip etme yapılarak kripto para borsalarına stopaj yükümlülüğü getirilebilir, ancak ülke dışında işlem yapan Türkiye’de yerleşik kişiler için beyan yükümlülüğü doğacaktır).

Kripto paranın borsaları aracılığıyla elden çıkartılmadığı, ancak mesela hane alındığında veya Bitcoin karşılığında akşam yemeği için pizza sipariş edildiğinde de bu tür işlemlere değiş tokuş olarak bakılması ve bu manada “elden çıkarma” olarak nitelendirilmesi gerekecektir. Çok sık rastlanan kripto paralar arasındaki işlemler, mesela elinizde Bitcoin varken, Ethereum isimi verilen başka bir kripto para karşılığı Bitcoin’i elden çıkarmanız da bu kapsamda değerlendirilebilecektir. Dolayısıyla değiş tokuş işlemi hasebiyle yapılan elden çıkarmanın değer artış kazancı oluşturması halinde vergilendirilmesi gerekecektir.

Bitcoin’in emtia olarak değerlendirilmesi, yazının başında da belirttiğimiz gibi otoritelere en yakın gelen tercih. Ancak emtia olarak değerlendirilmesi vaziyetinde ehemmiyetli vergisel neticeleri ve pek çok kafa karışıklığını da beraberinde getirecek. Dolayısıyla böyle bir tanımlamanın yapılması halinde hızla pek çok legal tertip etmenin de yapılmasının gerekeceği aşikârdır.

Böyle bir vaziyette kripto para “teslim”leri katma değer vergisinin de konusuna girecek olup kripto parayla yapılan mal veya hizmet alımları da “trampa” olarak nitelendirilecektir. Bu şekilde alana gelecek trampalardaki her iki teslimin ayrı ayrı KATMA DEĞER VERGİSİ’nin konusuna girmesi vaziyetinde da bu alım-satım işlemlerinin iki sefer KATMA DEĞER VERGİSİ doğurabileceğini belirtmekte yarar var. Ancak Türkiye’de bu konuyla ilgilenen kişilerin ülke dışında işlem yapma eğiliminde olması (ülke dışındaki kripto para borsalarının daha fazla işleve sahip olması hasebiyle) KATMA DEĞER VERGİSİ ile ilgili pek çok suali ve meselesi ortaya çıkaracaktır.

Kripto paraların emtia olarak nitelendirilmesi yeniden alım ve satıma aracılık yaparak kazanç elde eden borsaları (çevrimiçi platformların) etkilemeyeceğini söyleyebiliriz. Alakalı platformların mal alım satımına aracılık etme faaliyetleri dolayısıyla aldıkları komisyon ticari kazançlarını oluşturacak olup verdikleri aracılık hizmeti katma değer vergisinin konusuna girecektir.

Diğer taraftan, madencilerin vaziyetinde kişilerin, gerçekleştirdikleri hizmetin karşılığında emtia aldıkları bir vaziyet ortaya çıkacaktır. Hizmet ve malın karşılıklı olarak trampa yapıldığı iddiası gündeme gelecek, bu iki işlemin ayrı ayrı KATMA DEĞER VERGİSİ’nin konusuna girdiği öne sürülebilecektir. Ancak buradaki sorun, genelde madenciler her ne kadar donanımlarını Türkiye’de bulundurarak bu işlemi gerçekleştiriyor olsalar da işlem neticesi doğan kripto paraların teslim edildiği cüzdanlar Türkiye’de bulunmayabilir ve dolayısıyla hizmet ifası Türkiye’de gerçekleşirken, malın teslimi yabancı bir ülkede de gerçekleşebilir. Diğer bir sorun da ödül olarak alınan kripto para meblağının yanında, kripto paraların cüzdanlar arasında transfer edilmesi neticenin de ele geçirilen, yine kripto para cinsinden olan hizmet bedellerinin katma değer vergisi konusu. Yukarıda da söz ettiğimiz gibi çok sayıda transfer işleminin tek bir blok kullanılarak yapılması ve işlemlerin muhatabının bilinememesi nedeniyle katma değer vergisi istikametinden malın kimin tarafından teslim edildiği ve yine önceden söz ettiğimiz gibi nerede teslim edildiği konuları problem yaratacaktır. Bu bölümlerin İdarece sual işareti bırakmayacak şekilde izah etmesi icap edecektir.

Ticari kazanç istikametinden ise kripto paranın, para olarak, menkul kıymet olarak veya emtia olarak değerlendirilmesinin önemi olmayacaktır. Verilen hizmetin karşılığı olarak ele geçirilen emtiaların değerleri hizmet bedeli olarak değerlendirilmelidir. Buna ek olarak, kripto paraların elden çıkarılması ve karşılığında para alınması vaziyeti da emtia satışı olarak değerlendirilmeli ve satış kazancı ele geçirileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı şekilde, yurt içinde yapılacak satış işleminin de mal teslimi olarak KATMA DEĞER VERGİSİ’ye de konu edilmesi gerekeceği tabiidir. Bu manada, emtianın emtia ile değiştirilmesi, mesela değişik bir kripto parayla değiştirilmesi veya kripto para karşılığı gayrimenkul alınması veyahut pizza sipariş edilmesi de yukarıda belirttiğimiz gibi trampa olarak nitelendirilecektir.

Yukarıda izah ettiğimiz “cloud mining” metodu ile ülke dışındaki işletmelere yatırım yaparak kazanç elde eden kişilerse, ele geçirdikleri kripto paraların değerleri meblağında menkul anapara iradı ele geçirmiş olacaklardır. Ancak kripto paraların bu kişilerce (madencilikle hiç uğraşmayan, sadece kripto para alış satışı yapan kimselerce yapılan işlemler de bu kapsamdadır) elden çıkarılması halinde ise bir malın satışı mevzu bahis olacağından bu noktadaki vergileme kişinin ticari kazancı ele geçiriş şeklinin arızi mi yoksa daimi mi olduğuna göre farklık gösterecektir.

Bir işlemin sürekli mi yoksa arızi mi olduğuna ilişkin İdarenin benimsediği görüş; bir takvim yılında ansızın fazla kez ya da birbirini izleyen yıllarda birer adet şeklinde yapılan işlemlerin artık sürekliliğe karine oluşturacağı istikametinde. Dolayısıyla İdarenin bu yaklaşımıyla birlikte bir takvim yılında birden fazla kez veya birbirini izleyen yıllarda birer adet yapılan kripto para satış işlemi de kripto paranın emtia sayılması durumunda Gelir Vergisi Yasayı’nın ticari kazanç kararlarına göre vergilendirilmeyi gerektirecek olup Türkiye’de yapılan kripto para teslimlerinin de katma değer vergisinin konusuna gireceği düşünülmektedir. Trampa konusunda yukarıda izah ettiğimiz durum burada da aynı şekliyle geçerli olacaktır.

Diğer taraftan yukarıdaki sınırlamaya göre arızi olarak değerlendirilecek işlemlerin katma değer vergisinin konusuna girmeyeceğini söylemek mümkün. Ancak arızi olarak gerçekleştirilen kripto para satışından ele geçirilecek gelirin vergilendirilip vergilendirilmeyeceği konusu ise 2017 yılında ele geçirilen gelirin 24.000 TL’lik (2018 yılı için 27.000 TL) istisna haddini aşıp aşmadığına bakılarak belirlenecektir. İstisna haddinin aşılması durumunda, aşan bölümün yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekecektir.

bitcoin vergi

Yorumlar

  • Efkan
  • Efkan
  • 8 ay önce
  • Çok yardımcı oldunuz teşekkürler..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir